Kategoriler

 

Eylül 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Ağu    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

Sayfalar

Etiketler

Ahmet Oktay Beşir Fuad Şiiri Ahmet Oktay Beş Kuruşa Aşk Şarkıları Ahmet Oktay envanter şiiri Ahmet Oktay Eski Bakır Şiiri Ahmet Oktay Gölgeleri Kullanmak şiiri Ahmet Oktay Kaç Kişiyiz Kendimizde şiiri Ahmet Oktay Ulukışla'da Saat Beş şiiri Ahmet Paşa Beyitler şiiri Ahmet Paşa Eyâ Peri Nicesin şiiri Ahmet Paşa Yandım Elinden şiiri Ahmet Telli 81 Yılında Bir Fotoğraf şiiri Ahmet Telli Acının Tutanakçısıyım şiiri Ahmet Telli Acıya Alışılmaz şiiri Ahmet Telli Akbabalar Kelebekler şiiri Ahmet Telli Akşamı Geciktirebilirsin Belki şiiri Ahmet Telli Ana şiiri Ahmet Telli Ankara şiiri Ahmet Telli Anladım şiiri Ahmet Telli Anısı Biz Olalım Bu Sokakların şiiri Ahmet Telli Asmin şiiri Ahmet Telli Eski Bir Hüzünle Şiiri Ahmet Telli Eylül şiiri Ahmet Telli Geceleyin Kırda Şiiri Ahmet Telli Geldim İşte Şiiri Ahmet Telli Gidersen Yıkılır Bu Kent Şiiri Ahmet Telli YAK SEVDANIN ÇIRASINI Şiiri Ahmet Özbek Ay Şehri III şiiri Ahmet Özbek Eğer Kanıyorsa Laledir şiiri Ahmet Özbek Gökyüzü Rüzgârını Sakın Ahmet Özbek Karanfil Vakti Erken şiiri Ahmet Özbek Kar Ve Sitem şiiri Ahmet Özbek Rastlantı şiiri Ahmet Özbek Solan Şehir ll şiiri Ahmet Özbek Solarken Ülkem şiiri Ahmet Özbek Yok'sun Dönmeyeceksin şiiri Ahmet Özbek İsmin Hiç Solmayacak Yakamozların Solduğu Yerde şiiri Ahmet Özbek Şiirin İnce Günü şiiri Ahmet Özer Düşün şiiri Ahmet Özer Gecenin Kanayan Yerinden şiiri Annem Üşür şiiri can yücel biraz değiştim şiiri http: ne için bıraktım okulu niçin bıraktım okulu şiiri Sevgiliye..

Arşivler

Meta

 

Mevki Viyana
Bir darbe-i ma’kus ile düşmüş o yana
Hep tersine dönmüştür onun giydigi şeyler
Hem bid-defaat!
Onlarla yatip kalkar imiş kendisi söyler
Vaktiyle bütün Pul’da yapilmişsa da heyhat!
Cümlesi solmuş.
Vaktiyle siyah, şimdi fakat yemyeşil olmuş
Bir paltosu vardir.
Tek gözlügü vardir, geceler kandilidir o.
Ya rab ne hayat!
Cepler delik az çok
Lakin ne zarar var ki delikten düşecek yok.
Bir korkusu vardir
Meyhanelerin saat-i tatili pek erken…
Bir kirli paçavrayla gezer
Mendilidir o.
Lastikleri bir başkasinindir ki yürürken
Durmaz ayagindan çikar ekser…
Serpuşu ne festir, ne külahtir, ne sariktir
Kalpak da degildir
Bir şapka mi, haşa. O onun kendine mahsus
Bir başka şekildir.
Keşkül gibi bir şey…
Milliyetini farik olan yok, soruyorlar:
Kimdir bu alamet, bu musibet, ne kiliktir.
Ürkütmeyelim sus…
Bir kahkaha, bir av’ava kopmakta peyapey
Bazen de müheyyâ-yi tasadduk duruyorlar.
Zül farkina bir zam!
Ancak biri vardir, ona der: Şair-i Azam!

Eyvah ne yer ne yar kaldı
Gönlüm dolu ah u zar kaldı

Şimdi buradaydı gitti elden
Gitti ebede gelip ezelden

Ben gittim o haksar kaldı
Bir köşede tarumar kaldı

Baki o enisi dilden eyvah
Beyrutta bir mezar kaldı

Bildir bana nerde nerde Ya Rab
Kim attı beni bu derde Ya Rab

Nerde arayayım o dil rübayı
Kimden sorayım bi-nevayı

Derler ki unut o aşnayı
Gitti tutarak reh-i bekayı

Sığsın mı hayale bu hakikat
Görsün mü gözüm bu macerayı?

Sür’atle nasıl da değişti halim
Almaz bunu havsalam hayalim.

Çık Fatıma! lahdden kıyam et
Yadımdaki haline devam et

Ketm etme bu razı şöyle bir söz
Ben isterim ah öyle bir söz

Güller gibi meyl-i ibtisam et
Dağı dile çare bul meram et

Bir tatlı bakışla bir gülüşle
Eyyamı hayatımı temam et

Makber mi nedir şu gördüğüm yer
Ya böyle reva mı ey cay-ı dilber.

Hey Çamlıca mehtâbı ne olmuş sana öyle?..
Küskün duruyorsun.
Bir şey kuruyorsun.
Seyrinle ıyan et bana, ilhâm ile söyle:
Aksetmede âlâm-ı vatandan mı bu halet?..
Anlat; bu tahavvül neye etmekte delâlet.
Vaktiyle ederken bu havâliyi zılâlin
Bir sâha-i nilî.
Ey neyyir-i leylî,
Matem döküyor arza bugün bedr ü hilâlin
Bir şeb ki, zîrinde küsûfun,
Seyrangehi olmakda tuyûfun.
Mâzîden esip gelmede bir nevha-i vâveyl..
Bir âh-ı müebbed.
Hangi güneşin mâtemidir zulmetin ey leyl,
Ey şi’r-i muakkad
Yıldızlar olur bence meâlin gibi nâ-yab
Atîde görünmezse o mâzideki mehtâb
Olmazdı sabahın da yarın gülmeye meyli
Pîşinde bu dîdar-ı mahûfun.
Kartallara baktım düşüyorlar yere bi-ta’b;
Oldum sanıyordum Melekü’l Mevt ile hem-hâb

Nihal’e

Yine gece, yine hüzün
Ve yine içimde sen
Ve yine biliyor musun?
İçimde sen olunca hüzün de güzel…

Ne idim ben, ne tabii bir kız
Belki sahrada rebii bir kız

En büyük zevkim, ümidim, neşem
Kırda seyran idi, her gün, her dem

Düşünürken o büyük sahrada
Beni halk eyleyeni tenhada

Duruyorken hareketsiz, sessiz
Yere inmiş göğe benzerdi deniz

Aksi tekbir ile dolmuş dereler
Secde eylerdi bütün mescereler

Şebi mehtap doğar aynı şafak
Her taraf nura olur müstağrak

Akıyormuş gibi her suda hayat
Yüzüyormuş gibi hep mahlukat

Uçacakmış gibi eflake zemin
Halden, mazi ile atiden emin

Mutmain şevk ile soldan, sağdan
Bir sataretle inerdim dağdan.